Bilkent Üniversitesi, Burdur’un Ağlasun ilçesi yakınlarında devam eden Sagalassos kazılarının yönetimini Leuven Katolik Üniversitesi’nden devraldı. Direktörlüğünü Arkeoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Peter Talloen’in üstlendiği bu arkeolojik araştırma projesi, tam 35 yıldır sürüyor ve deniz seviyesinin 1.600 metre kadar üzerinde, Toros Dağları’yla iç içe bulunan Sagalassos antik kentinin kültürel ve tarihsel zenginliğini dünyaya tanıtıyor. Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde Pisidya bölgesinin en önemli kültür ve medeniyet merkezlerinden biri olan Sagalassos’un, altın çağını MS 1-3. yüzyılda Roma İmparatorluğu zamanında yaşadığı kabul ediliyor.
Belçikalı akademisyen ve arkeolog Prof. Dr. Marc Waelkens’in başlattığı projede 1998’den beri görev alan Dr. Talloen, bugün Bilkent, Brüksel, Koç ve Leuven Katolik üniversitelerinden 60 kişilik bir araştırma ekibini yönetiyor. Arkeoloji, çevre bilimleri ve kültürel mirası koruma çerçevesinde sürdürülen kazılarda, Roma Hamamları, Yukarı Agora ve anıtsal çeşmeler gibi kentsel alanlardaki peyzaj, teraslı tarım, su yönetimi ve iklim değişiklikleri incelenmektedir. Maddi kültür araştırmalarıyla çağların yaşam ve ticaret ağlarına ilişkin bilgiler gün ışığına çıkarılırken, biyoarkeoloji ve paleoçevre çalışmalarıyla antik dönemin beslenme alışkanlıkları, sağlık koşulları ve ekolojik değişimleri aydınlatılmaktadır.
Bilkent öğretim üyelerinin Anadolu tarihi, kazı teknikleri ve dijital arkeoloji başlıklarında katkı sağladığı, öğrencilerin de saha tecrübesi kazandığı bu projede, üniversitenin teknolojik altyapısı da kazılar için itici bir güç oluşturmakta; gelişmiş görüntüleme teknolojileri, üç boyutlu modelleme ve sanal rekonstrüksiyon yöntemleri araştırmalara yenilikçi bir kimlik katmaktadır. Bilkent Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Bölümü ve UNAM, antik eserleri X-ışını kırınımı ve elektron mikroskobu gibi ileri tekniklerle analiz edip buluntuları teknoloji desteğiyle koruyacak metotlar geliştirirken, Bilgisayar Merkezi’nin de büyük ölçekli arkeolojik verilerin yönetiminin yanı sıra kazı kayıtları, coğrafi bilgi sistemleri haritaları ve eser veri tabanlarının güvenli bir şekilde depolanması ve erişimine destek vermesi planlanmaktadır.
Diğer bir yandan atölyeler, konferanslar ve dijital sergilerle toplumun arkeolojiye olan ilgisini artırmayı amaçlayan projenin, sürdürülebilir arkeoloji turizmini teşvik edecek iş birlikleri aracılığıyla halkın katılımına ve bölge için ekonomik kaynak yaratımına zemin oluşturması da öngörülmektedir.